Sahte Belge Düzenlemeye İlişkin Yargı Kararları

 Yargının İdare lehine vermiş olduğu kararlar aşağıdaki gibi özetlenmiştir.

Danıştay Dördüncü Dairesinin E:2016/13120 K:2020/3697 sayılı kararında “Şirketin beyan edilen hasılatları yapabilecek fiziki kapasiteye sahip olmaması, işyeri ve sermaye kapasitesinin yetersizliği, herhangi bir taşıtının olmaması ve çalışan işçi beyanında bulunmaması, yüksek tutarlı cirolar bildirmesine rağmen hiç veya cüzi miktar ödenecek katma değer bildirimlerinde bulunması, mükellefin beyan etmiş olduğu Ba bildirimleri ile ilgili dönem katma değer vergisi beyanları içerisinde yer alan indirilecek katma değer vergisine esas alınan tutarlar arasında yüksek derecede uyumsuzluklar bulunması, mükellefin gerekse mükellef ile yoğun ticari ilişkileri olan şirketlerin sahte belge düzenleme açısından risk taşımaları ve birbirleri ile ortaklık ve akrabalık bağlantısı içerisinde bulunmaları hususları bir bütün halinde değerlendirildiğinde adı geçen mükellef tarafından davacıya düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan sahte belge niteliğinde olduğu sonucuna ulaşıldığından davacı adına re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.” hükmüne yer verilmiştir.

Danıştay VDDK E.2019/894 K. 2021/9 sayılı kararında özetle;

“- Şirket müdürü ...'e iş yeri adresinde defter-belge isteme yazısı 09/11/2012 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, defter ve belgeler incelemeye ibraz edilmemiş, bu nedenle inceleme tarh dosyası üzerinden yapılmıştır.

- Şirketin, kuruluş tarihi olan 01/12/2008 tarihinden 01/10/2011 tarihine kadar gerçek bir faaliyeti bulunmaktadır.

- İş yeri adresi olarak bildirilen "... Sok. No:… …/…" adresinde 15/12/2011 tarihinde yapılan yoklamada 63. sokağın bulunmadığı tespit edilmiştir.

- 10/08/2012 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanan ilandan, şirketin adres ve unvan değişikliğinde bulunarak "…. Sok. No:… …/…" adresinden "… Sok. No:… …/…" adresine nakil olduğu görülmüş olup bundan sonra yapılan yoklamalarda bu adres dikkate alınmıştır.

- 26/12/2011 ve 13/02/2012 tarihlerinde yapılan yoklamalarda, adresin boş ve kapalı olduğu; 23/02/2012 tarihinde yapılan yoklamada, iş yerinde 5.000,00 TL tutarında muhtelif emtia ve 9 adet ahşap raf bulunduğu; 29/03/2012 tarihinde yapılan yoklamada, adrese defalarca gidildiği, adresin sürekli kapalı olduğu ve bırakılan ihbarlara riayet edilmediği; 10/04/2012 tarihinde yapılan yoklamada, iş yerinde 13.000,00 TL tutarında emtia bulunduğu ve işçi çalıştırılmadığı; 15/10/2012 tarihinde yapılan yoklamada ise, 15/04/2012 tarihinden itibaren faaliyette bulunulduğu, unvan değişikliği yapıldığı, binanın giriş ve birinci katında hırdavat, ikinci katında mobilya imalatı işi yapıldığı, iş yerinde inşaat eldiveni, kaynak teli, kaynak makinesi, kartonpiyer, tiner, köpük, tuğla, çimento, boya kimyasalı, kaynak pensesi bulunduğu, ellerinde 200.000,00 TL civarında emtia bulunduğunun beyan edildiği, ... Hırdavat Sanayi Ticaret Limited Şirketinden mal alışlarının bulunduğu ve buna ilişkin faturaların sunulduğu, mobilya imalatında kullanılmak üzere makine ve teçhizatın olduğu, sipariş üzerine iş yapıldığı ve mal stoğunun bulunmadığı, iş yerinde ofis malzemelerinin mevcut olduğu, muhasebecilerinin bulunduğu saptanmıştır.

- 2011 yılında 599.980,00 TL, 2012 yılında 17.144.847,00 TL tutarında fatura tanzim etmiştir.

- Emtia alımında bulunduğu firmalar sahte belge düzenleme nedeniyle özel esaslara alınmıştır.

- KDV beyannamelerinde beyan ettiği matrahları kapsayacak iş yeri donanımına sahip değildir.

- Ba-Bs bildirimleri ile beyanlarının uyumsuz olduğu görülmüştür.

- Tahakkuk eden vergiler ödenmemiştir.

Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden anılan firma tarafından davacıya düzenlenen söz konusu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşıldığından, mahkeme kararında yasal isabet görülmemiştir.” hükmüne yer verilmiştir.

Danıştay 4. Daire. E:2021/1453 K:2021/2629 sayılı kararında özetle;

“Uyuşmazlık konusu dönemde davacının fatura aldığı Küçükköy Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen … sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda; mükellefin tuğla, kiremit, briket, kaldırım taşı vb. inşaat malzemeleri toptan ticareti faaliyetiyle iştigal etmek üzere 22/01/2015 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği,

27/01/2015 tarihinde yapılan işle başlama yoklamasında, mükellefin 22/01/2015 tarihinde işe başladığı, faaliyet konusunun toptan inşaat malzemeleri alım ve satımı olduğu, demirbaş olarak büro malzemeleri bulunduğu,24.04.2015 tarihinde mükellefin durumunun tespiti amacıyla yapılan yoklamada ise, işyerinin açık olduğu, yoklama sırasında mükellefin bulunmadığı, iş yerinde sigortalı çalışanın bulunduğu, iş yerinde sadece telefonlara baktığı ve başka işinin bulunmadığı şeklinde beyanda bulunduğu, şube ve deponun bulunmadığı, iş yerinde inşaat malzemesi olarak herhangi bir malzemenin bulunmadığı, demirbaş büro malzemelerinin bulunduğu, 16.03.2016 tarihli defter belge isteme yazısının iş yeri adresi ile MERNİS'te kayıtlı olan en son ikametgah adresine gönderildiği, en son ikametgah adresinde düzenlenen 17.03.2016 tarihli adres tespit tutanağında, mükellefin ilgili adreste bulunmadığı, ilgili adresteki gayrimenkulün yıllar önce yıkıldığı, yıllardır bu adresin bulunmadığı ve ikametinin nakil almadığı için hala bu adreste kayıtlı gözüktüğünün muhtarlık nezdiyle belirlendiği, iş yeri adresinde de mükellefe ulaşılamadığı, kapıların kapalı olduğu, muhtarlık kayıtlarında da mükellefe ait herhangi bir iş yeri kaydına rastlanılmadığı,

2015 ve 2016 yılları Ba-Bs formlarının tetkikinden mükellefin mal veya hizmet aldığını beyan ettiği mükelleflerin bilgilerinin olmadığının tespit edildiği, mükellefin 2015 yılı yasal defter tasdik bilgisinin bulunamadığı, rapor tarihi itibariyle merkezi taşıt kütüğünde mükellefe ait araç kaydının ve gayrimenkul alış satış bilgisinin olmadığı, mükellefe ait banka üyelik bilgilerinin bulunmadığı, mükellefin 2015 yılı katma değer vergisi matrah toplamının 6.678.909,21 TL, mükellefin Bs formu ile mal ve hizmet satışında bulunduğunu bildirdiği tutarın 0 TL, mükelleften Ba formu vererek fatura aldığını bildiren mükelleflerin bildirimleri toplamının ise 24.040.156,00 TL olduğu, mükellefin rapor tarihi itibariyle 7.109,73 TL tutarında vergi aslı ve gecikme zammının bulunduğu, mükellefin 2015 hesap dönemi içerisinde kestiği 24.040.156,00 TL'lik faturanın 14.533.755,00 TL'lik kısmının (%60,45) hakkında sahte belge kullanma ve düzenlemekten olumsuz tespit bulunan mükellefler tarafından temin edildiği, mükellef hakkında 2015 ve 2016 hesap dönemi için yapılan karşıt inceleme tutanaklarında, mükellefe ait farklı fatura formatları ve seri numara aralığına sahip faturalar olduğunun tespit edildiği, bu faturalar üzerinde aynı matbaacının isminin bulunması üzerine söz konusu faturalarla ilgili matbaacının ifadeye çağrıldığı ve mükellef adına 29001-29500 seri numara aralıklı fatura ciltleri haricinde herhangi bir belge basımı yapmadığı, kendi basmadığı faturaları tespit ettiği, kendisinin haricinde basılan faturaları baskı yapacak makinelerinin olmadığı, bu tarz makinelerin piyasanın en eski ve en ucuz makineleri olduğu şeklinde beyanının bulunduğu tespitlerine yer verilmiştir.

Yer verilen tespitlerin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, mükellefin beyan ettiği katma değer vergisi matrahları ile Ba-Bs analizleriyle tespit edilen iş hacmini karşılayacak somut bir bulguya rastlanılmaması, mükellefin beyan ettiği ciroları elde edecek yeterli düzeyde demirbaş, ekipmanının, iş organizasyonuna sahip olmaması, yüksek cirolar beyan etmesine karşın düşük tutarlı vergiler beyan edilmesi, bu tutarların da ödenmemesi, işçi sayısı ve iş yeri büyüklüğü olarak yeterli düzeyde olmaması, mükellefin vergi dairesine vermiş olduğu beyannamelerde bildirmiş olduğu satış miktarları ile Ba-Bs analizi sonucu tespit edilen satış miktarları arasında uyumsuzluk bulunduğundan hareketle düzenlediği faturaların sahte olduğu sonucuna varıldığından temyize konu kararda hukuka uygunluk görülmemiştir.” hükmüne yer verilmiştir.

Danıştay VDDK E.2021/322 K.2022/82 sayılı kararında özetle;

“Mükellef hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda mahkeme kararında yer alan tespitlerin yanı sıra şu tespitlere yer verilmiştir:

i. Beyan edilen katma değer vergisi matrahlarının yüksek tutarda olmasına karşın, ödenecek vergi tutarı çok düşüktür.

ii. Beyannameleri ile Bs bildirimleri arasında uyumsuzluk bulunmaktadır.

iii. Emtia satışı ve hizmet tesliminde bulunduğunu bildirdiği mükellefler tarafından verilen karşılık Ba bildirimleri ile davacı Bs bildirimi uyumlu değildir.

iv. Davacı tarafından 8.000 TL tutarını aşan ödemelerin elden yapıldığı beyan edilmekte olup çok yüksek tutarda olan bazı ödemelerin elden alınmış gibi defterlere kaydedilmesi şüphe uyandırmaktadır.

v. Yüksek hacimli mal alım satımında bulunduğunu beyan eden mükellef bu alım satımlara konu emtianın taşıma belgelerini ibraz edememiştir.

vi. İbraz ettiği faturalarda sıra numarası izlememiş, aynı ciltte yer alan faturaları farklı yıllar için düzenlemiştir.

vii. Mal ve hizmet alımlarının tamamına yakını hakkında vergi tekniği raporu düzenlenmiş olan mükelleflerden yapılmıştır.

viii. Yaptığı nakliye ve hafriyat işlerini taşeron vasıtasıyla yerine getirdiğini beyan etmesine rağmen herhangi bir taşeron sözleşmesi ibraz edemeyeceğini beyan etmiştir.

Yukarıda özetlenen tespitlerin değerlendirilmesinden, mükellefin inceleme konusu yıllara ait Katma Değer Vergisi matrahlarını destekleyecek ölçekte bir sermaye ve organizasyon yapısı bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

 

Bu nedenle, anılan mükellefin gerçek anlamda bir ticari faaliyetinin bulunmadığı ve davacı şirket adına düzenlediği faturaların sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı oldukları açık olduğundan, aksi yönde verilen ısrar kararının bozulması gerekmektedir.” hükmüne yer verilmiştir.


Yorumlar